"Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Hder?" ana temasıyla kapılarını açan TRT World Forum 2026, küresel diplomasi ve kriz yönetimi başlıklarını İstanbul'da buluşturdu. Etkinliğin en dikkat çeken oturumlarından biri, Gazze'deki insani yıkımın ve küresel hukuk mekanizmalarının yetersizliğinin tartışıldığı "Uluslararası Hukuk ile İnsani Çöküşün Kesişiminde Gazze" paneli oldu. Açılış konuşmasını Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın'ın yaptığı oturumun moderatörlüğünü TRT World Sunucusu ve Baş Yapımcısı Ghida Fakhry üstlenirken, uluslararası alanda tanınan diplomatlar ve hak savunucuları konuşmacı olarak katıldı.
Güney Afrika'nın Hukuki Mücadelesi ve Soykırım Vurgusu
Oturumun en çarpıcı değerlendirmelerinden biri, Güney Afrika'nın eski Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanı Grace Naledi Mandisa Pandor tarafından yapıldı. Pandor, ülkesinin Uluslararası Adalet Divanı nezdinde İsrail aleyhine başlattığı hukuki sürecin, Gazze'de yaşananların sıradan bir çatışma veya kriz olmadığını ispatlama çabası taşıdığını belirtti. Bu adımın arkasındaki temel motivasyonun, yaşananların gerçek niteliğinin tüm dünyaya açık bir şekilde duyurulması olduğunu ifade eden deneyimli diplomat, atılan bu imzanın tarihsel bir sorumluluk barındırdığını dile getirdi.
Süreç boyunca diplomatik çevrelerden gelen baskılara ve uyarılara dikkat çeken Pandor, dava açıldığı dönemde kendilerine "soykırım" ifadesinin aşırı kaçtığının söylendiğini hatırlattı. Ancak aradan geçen zamanda gelinen noktada, birçok dünya liderinin benzer terimleri açıkça kullanmaya başladığını ve sahadaki gerçeğin küresel kamuoyu tarafından daha net kabul gördüğünü vurguladı. Bu dönüşümün, hukuki mücadelenin uluslararası algıyı dönüştürmedeki rolünü somut bir şekilde gösterdiğine işaret edildi.
Panelde yalnızca hukuki adımların varlığı değil, aynı zamanda bu mekanizmaların sahadaki krizleri durdurma noktasındaki işlevsizliği de genişçe masaya yatırıldı. Birleşmiş Milletler sistemi ve uluslararası sözleşmelerin geniş bir çerçeve sunduğunu belirten konuşmacılar, teoride var olan bu kuralların pratik hayatta barışı tesis etme ve krizleri önleme kapasitesinden yoksun kaldığını kaydettiler. Özellikle Uluslararası Adalet Divanı'ndaki işleyişin yavaş ilerlemesi, acil müdahale gerektiren insani dramlar karşısında uluslararası toplumun elini kolunu bağlayan temel unsurlar arasında gösterildi.
Uluslararası Kriz Grubu, Sınır Tanımayan Doktorlar ve BM nezdindeki eski görevlilerin aktardığı sahadan veriler, Gazze'deki çöküşün boyutlarının sadece askeri değil, aynı zamanda küresel sistemin normatif temellerini de sarstığını ortaya koydu. Uzmanlar, mevcut anlaşmaların yaptırım gücünden mahrum olmasının, uluslararası hukukun güvenilirliğini erozyona uğrattığını ve gelecekteki krizler için tehlikeli bir emsal oluşturduğunu belirtti.
Uluslararası Kurumların Önündeki Yeni Dönemeç
Forum kapsamındaki oturum, önümüzdeki dönemde uluslararası mahkemelerin ve diplomatik platformların önünde duran somut yükümlülükleri de gündeme taşıdı. UAD nezdinde devam eden dava dosyalarının seyri ve bu süreçlerin bağlayıcılığı konusunda atılacak adımlar, insan hakları örgütleri ve ilgili devletler tarafından yakından izleniyor. Toplantıda, mevcut kuralların geçerliliğini yitirdiği bir evrede, küresel adaletin yeniden tesis edilmesi için alternatif mekanizmaların geliştirilmesi gerektiği fikri öne çıktı.
İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen ve üç gün sürmesi planlanan TRT World Forum 2026 oturumlarında ele alınan tüm raporlar ve panel çıktılarının, önümüzdeki günlerde ilgili BM organlarına ve uluslararası düşünce kuruluşlarına kapsamlı bir dosya halinde sunulacağı açıklandı.