Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Washington ile Tahran arasında yaşanan gerilimlerin Bağdat üzerindeki yansımalarına dair kritik açıklamalarda bulundu. ABD yönetiminin Irak ile İran sınırındaki kapıların büyük bir kısmının kapatılarak yalnızca iki noktanın faal bırakılmasını talep ettiğini belirten Hüseyin, ülkesinin bölgesel krizlerin odağında denge politikasını korumaya çalıştığını vurguladı. Uluslararası basın kuruluşlarına verdiği mülakatta dış politika önceliklerini paylaşan Iraklı bakan, komşu ülke İran ile ilişkilerde dostluk zeminine açık olduklarını ancak egemenlik haklarının ihlal edilmesine asla rıza göstermeyeceklerini kaydetti.

Washington'ın Sınır Talebi ve Tahran ile Kurulan Denge

ABD'nin stratejik güvenlik eksenli sınır kapısı talebi, Irak hükümeti tarafından çok yönlü bir değerlendirme sürecine alındı. Bağdat yönetimi, bir yandan uluslararası müttefiklerinin güvenlik kaygılarını dikkate alırken diğer yandan Tahran ile olan ticari ve diplomatik akışın kesintiye uğramaması için çaba sarf ediyor. Fuad Hüseyin'in aktardığına göre, İran makamlarıyla kurulan diplomatik temaslarda iki ülke arasındaki iş birliğinin komşuluk hukuku çerçevesinde sürdürülmesi gerektiği net bir lisanla ifade edildi.

Bölgesel aktörler arasındaki hassas dengelerin gözetildiği bu süreçte, Irak dış politikası taraflar arasında bir tampon bölge olmaktan ziyade kendi ulusal çıkarlarını koruyan bir egemenlik kalkanı oluşturmayı hedefliyor. Washington'ın taleplerinin sahadaki lojistik ve ekonomik karşılığının ne olacağı ise ilgili bakanlıklar arası teknik heyetlerin yapacağı görüşmelerin ardından netlik kazanacak.

Hürmüz Boğazı Krizi ve Petrol Sevkiyatındaki Son Durum

Orta Doğu'da ardı arkası kesilmeyen gerilim dalgaları, Irak ekonomisinin can damarı olan enerji ihracatını doğrudan etkiledi. Bölgedeki çatışma riskleri ve Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinde yaşanan aksamalar neticesinde Irak'ın toplamda 60 milyar doları bulan ekonomik zarara uğradığı resmi raporlara yansıdı. Enerji piyasalarındaki bu büyük darbe, ülkenin kamu bütçesini ve dış ticaret dengesini sarsan en önemli faktörler arasında yer aldı.

Yaşanan devasa mali kayıpların ardından ABD ve İran eksenli yürütülen diplomatik temaslar ve varılan karşılıklı mutabakatlar sayesinde sevkiyat hatlarında rahatlama sağlandı. Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen ham petrol ihracatı, alınan güvenlik önlemleri ve diplomatik uzlaşıların akabinde kademeli olarak yeniden başlatılarak eski seyrine döndürüldü.

Bölgesel Güvenlik ve Dörtlü Sınır Komitesi

Suriye sahasındaki güvenlik risklerine karşı Irak, Suriye, Ürdün ve Türkiye'nin katılımıyla yeni bir mekanizma tesis edildi. Terör örgütü DEAŞ ile mücadele faaliyetlerini daha etkin bir koordinasyonla yürütmek amacıyla kurulan dörtlü komite, istihbarat paylaşımı ve sınır güvenliği konularında ortak operasyonel adımlar atmaya hazırlanıyor. Bakan Hüseyin, bu bölgesel iş birliği mekanizmasının Orta Doğu'daki istikrarsızlık alanlarının daraltılmasında kritik bir rol oynamasını beklediklerini ifade etti. Komitenin operasyonel takvimi ve ilk teknik toplantısının gelecek ay başkent Bağdat'ta yapılması planlanıyor.